BANKACILIK VE FİNANS HUKUKU, İCRA BASKISI VE KREDİ UYUŞMAZLIKLARI
Kredi Kurumlarının Tahakkümü ve Sözleşmesel Asimetri Modern ekonominin kan damarları olan bankalar ve finansal kuruluşlar; sermayeye ulaşımın tekelleri olmaları hasebiyle, kredi sözleşmelerini tamamen kendi lehlerine (tek taraflı ve matbu olarak) kurgulayan bir tahakküm gücüne sahiptir. Ekonominin büyüdüğü dönemlerde adeta sınırsız kredi imkânı sunan bu kurumlar; piyasaların daraldığı, kurların dalgalandığı veya şirketin geçici bir nakit darboğazına girdiği kriz anlarında en acımasız icra mekanizmalarını saatler içerisinde devreye sokarlar. Bankaların “krediyi katetme” (geri çağırma) ve hesapları dondurma kararları, genellikle şirketlere toparlanma fırsatı vermeyen, doğrudan doğruya iflasa sürükleyici ve mülksüzleştirici bir hamledir. Zayıf konumdaki kredi müşterisinin (birey veya kurum), finansal devler karşısında yürüteceği mücadele, ancak Bankacılık Kanunu’nun ve Tüketici/Ticaret mevzuatının sunduğu istisnai zırhların kullanılmasıyla mümkündür.
İpoteklerin Paraya Çevrilmesi ve İcra Baskısına Karşı Hukuki Zırh Bankaların en güçlü silahı, kredi sözleşmelerine teminat olarak alınan gayrimenkul ipotekleri ve yöneticilerden alınan şahsi kefaletlerdir. Kredinin kat edilmesiyle birlikte başlatılan “İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip” süreçlerinde; fabrikaların, üretim tesislerinin veya aile konutlarının yok pahasına (rayiç bedelin çok altında) cebri icra yoluyla satılması, ticari yıkımın en son ve en trajik safhasıdır. Bu aşamada, sadece “borcu ödeyememe” çaresizliğiyle pasif kalmak yerine; bankanın kestiği fahiş temerrüt faizlerinin, haksız komisyonların ve kanuna aykırı kefalet sözleşmelerinin (eş rızası eksikliği vb.) icra mahkemeleri nezdinde agressif bir şekilde iptal ettirilmesi zorunludur.
Finansal Yeniden Yapılandırma ve Makro Krizlerin Yönetimi Ekonomik buhran dönemlerinde şirketlerin varlığını korumak, bankaların icra baskısına karşı proaktif bir hukuki barikat kurulmasıyla sağlanır:
- Banka kredi sözleşmelerindeki (Genel Kredi Sözleşmeleri – GKS) tek taraflı, haksız cezai şartların ve fahiş faiz oranlarının “Menfi Tespit” (borçlu olunmadığının tespiti) davalarıyla ticaret mahkemelerinde durdurulması,
- İcra dairelerince yapılan gayrimenkul satışlarında, usulsüz tebligatlar veya hatalı kıymet takdirleri (değerleme raporları) gerekçe gösterilerek “İhalenin Feshi” davalarının açılması ve malvarlığının kaybının engellenmesi,
- Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) çerçevesinde; bankalar konsorsiyumu ile müzakere masasına oturularak, hukuki yaptırım (konkordato/iflas) risklerinin bir koz olarak kullanılması suretiyle borçların adil bir yapılandırma planına oturtulması işlemleri gerçekleştirilmektedir. Finans hukukunda savunma; sermayenin (bankaların) kuralsız tahsilat hırsını, hukukun emredici normlarıyla sınırlandırma mücadelesidir.
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu internet sitesinde yer alan tüm makaleler, analizler ve hukuki değerlendirmeler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, hiçbir surette somut bir uyuşmazlığa veya hukuki duruma tatbik edilmek üzere verilmiş resmi bir hukuki mütalaa, hukuki tavsiye veya danışmanlık niteliği arz etmemektedir.
Mevzuatın dinamik yapısı ve her somut olayın kendine has maddi özellikleri nedeniyle, işbu metinlere dayanarak yapılacak işlemlerden veya verilecek kararlardan doğabilecek hak kayıplarından büromuz sorumluluk kabul etmemektedir.
Hukuki problemlerinizin çözüme kavuşturulması, somut dosyanız üzerinden profesyonel bir hukuki mütalaa alınması veya sözlü danışmanlık hizmeti için randevu oluşturulması adına bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
