HASTANE İDARESİNİN HİZMET KUSURU, KAMU HEKİMLERİ VE SAĞLIKTA ŞİDDET YARGILAMALARI
Kamu Hastanelerinde Hizmet Kusuru ve Tam Yargı (Tazminat) Davaları Sağlık hizmetinin bir kamu hastanesinde (devlet veya üniversite hastanesinde) sunulduğu durumlarda, uyuşmazlık özel hukuk (tüketici/borçlar hukuku) kurallarına değil, idare hukuku ilkelerine tabidir. Hastane altyapısının yetersizliği, cihaz arızaları, nöbetçi doktor eksikliği veya hijyenik olmayan koşullar nedeniyle hastanın zarar görmesi, idarenin “Hizmet Kusuru” sorumluluğunu doğurur. Bu tür durumlarda davanın muhatabı doğrudan ilgili bakanlık veya hastane idaresidir. İdare Mahkemeleri nezdinde açılan Tam Yargı Davaları ile hastanın tedavi masrafları,imişgücü kaybı zararları (maddi) ve yaşanan derin elemin karşılığı olan manevi tazminatlar devlet bütçesinden talep edilir. Kamu hekimlerine rücu edilebilmesi için ise personelin “ağır kusurunun” varlığı şarttır.
Özel Sağlık Kuruluşlarında Kurumsal Sorumluluk ve Tüketici Boyutu Özel hastanelerde ve tıp merkezlerinde yürütülen sağlık hizmetleri ise doğrudan “Eser Sözleşmesi” veya “Hizmet Sözleşmesi” niteliği taşır. Özel hastaneler, bünyesinde çalıştırdığı hekimlerin hatalı eylemlerinden (istihdam eden sıfatıyla) kusursuz sorumluluk ilkelerine göre doğrudan sorumludur. Hastanın ticari bir tüketici konumunda olduğu bu ilişkilerde, hastane yönetiminin sunduğu hizmet kalitesi ve fatura edilen bedeller ile, elde edilen tıbbi sonuç arasındaki uyuşmazlıklar Tüketici Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin radikal denetimine tabi tutulur.
Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet ve Ceza Hukukundaki Agresif Müdahale Sağlık hukukunun son yıllardaki en trajik boyutu, hastane acillerinde veya polikliniklerinde sağlık çalışanlarına (hekim, hemşire, teknisyen) yöneltilen fiili ve sözlü şiddet olaylarıdır. Sağlık hizmetinin kesintisiz verilmesi amacıyla Türk Ceza Kanunu ve ilgili özel kanunlarda yapılan sert düzenlemelerle; sağlık personeline karşı görevleri sırasında işlenen suçların (kasten yaralama, hakaret, tehdit) cezaları artırılmış, tutuklama tedbirleri kolaylaştırılmış ve bu suçların uzlaşma kapsamından çıkarılması sağlanmıştır.
Sağlık Hukukunda Rasyonel Savunma ve Stratejik Pratik Sağlık uyuşmazlıklarında adaletin tesisi adına yürütülen teknik ve rasyonel hukuk süreci şu aşamaları kapsar:
- Malpraktis iddialarına karşı, hasta dosyasının, epikrizlerin ve ameliyat notlarının eksiksiz olarak derlenerek, tıp biliminin evrensel kılavuzları (guidelines) ışığında savunmanın bilimsel temellere oturtulması,
- İdare veya özel hastane sorumluluğunda, maddi tazminat hesaplamalarının aktüerya uzmanlıklarıyla yapılarak hastanın (veya vefat halinde geride kalanların destekten yoksun kalma zararlarının) tam olarak tespiti,
- Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddet olaylarında, Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde etkin suç duyurularında bulunularak faillerin tutuklanması ve mesleki onurun korunması.
Sağlık hukukunda yürütülen bu müdafaa; bilimin o riskli ve kutsal sınırları içinde mücadele eden hekim ile, bedeninin bütünlüğünü ve yaşam hakkını korumak isteyen hastanın hakları arasındaki o adil ve rasyonel dengeyi yargı gücüyle ayakta tutma sanatıdır.
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu internet sitesinde yer alan tüm makaleler, analizler ve hukuki değerlendirmeler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, hiçbir surette somut bir uyuşmazlığa veya hukuki duruma tatbik edilmek üzere verilmiş resmi bir hukuki mütalaa, hukuki tavsiye veya danışmanlık niteliği arz etmemektedir.
Mevzuatın dinamik yapısı ve her somut olayın kendine has maddi özellikleri nedeniyle, işbu metinlere dayanarak yapılacak işlemlerden veya verilecek kararlardan doğabilecek hak kayıplarından büromuz sorumluluk kabul etmemektedir.
Hukuki problemlerinizin çözüme kavuşturulması, somut dosyanız üzerinden profesyonel bir hukuki mütalaa alınması veya sözlü danışmanlık hizmeti için randevu oluşturulması adına bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
