EVLİLİK BİRLİĞİNİN SONA ERMESİ VE BOŞANMA DAVALARI
Duygusal Yıkımın Ortasında Hukuki Gerçeklik ve Kurumsal Tasfiye Evlilik birliği, toplumun en temel sosyal yapı taşı olmasının yanı sıra, hukuki düzlemde karşılıklı hak ve yükümlülüklerin (sadakat, dayanışma, ekonomik ortaklık) inşa edildiği derin bir sözleşmedir. Bu birliğin sona ermesi (boşanma) süreci, bireyler için yalnızca duygusal bir travma değil; aynı zamanda yıllarca iç içe geçmiş bir yaşamın, müşterek malvarlıklarının ve sosyal statünün hukuken tasfiye edilmesidir. Çekişmeli boşanma davalarında tarafların yaşadığı yoğun öfke, hayal kırıklığı ve psikolojik tahribat, çoğu zaman mahkeme salonlarını birer “hesaplaşma” alanına dönüştürme riski taşır. Ancak hukukun temel işlevi; tarafların duygusal tatminini sağlamak değil, evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yol açan maddi ve hukuki olguları rasyonel bir zeminde tespit ederek, süreci adil bir tasfiyeyle sonuçlandırmaktır.
